19/5/2009 · Kategori: Saglik

Hacettepe Üniversitesi İç Hastalıkları ve Medikal Onkoloji Uzmanı ve Kanser Epidemiyolojisi Bilim Uzmanı Prof. Dr. İsmail Çelik, yazılı ve görsel basında kanserden korunmaya yönelik çok fazla haber yer aldığını, ancak çoğunun bilimsellikten uzak ve yanlış olduğunu söyledi. Çelik, bitkilerin, meyve ve sebzelerin bilinçsiz tüketilmesinin yarardan çok zarar verebileceğini, çeşitli organlarda hasara yol açabileceğini ya da kanser dışında başka hastalıklarının oluşmasına zemin hazırlayabileceğini belirterek, hekim tarafından tavsiye edilmediği sürece gıda takviyesinde bulunulmasının ya da beslenme şeklinin değiştirilmesinin kesinlikle uygun olmadığını bildirdi. Kanserden korunmaya karşı ya da vücut direncini artırmak için çeşitli vitamin kapsülleri kullanılmasının ya da soya fasulyesi, havuç, gibi gıdaların çok tüketilmesinin bağışıklık sistemini kuvvetlendirmek yerine meme, endometrium ve akciğer gibi bazı kanser türlerinin gelişmesine de neden olabileceğini öne süren Çelik, bitki karışımı ve vitamin kapsülü takviyesinin, koruyucu etkisinin saptanmadığını söyledi.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
15/5/2009 · Kategori: Saglik
Cips yiyen yılda 9 litre yağ içiyor
İngiliz Kalp Vakfı'nın araştırmasına göre, her gün bir paket cips tüketen bir çocuk yılda 9 litre kızartma yağı içmiş oluyor.
Gündem
İngiliz Kalp Vakfı'nın son yaptığı araştırmaya göre her gün 1 paket cips tüketen bir çocuk yılda 9 kilo kızartma yağı içmiş oluyor. Karbonhidrat ve tuzların zararlarını anlatmak için kampanyalar düzenleyen kurum, reklam afişlerinde 10 kiloluk yağ şişesini kafasına diken bir kız çocuğu kullanarak "Cipslerin içine ne gidiyorsa vücudunuza da giriyor" diye yazdı. 35 gramlık cips paketlerinde 2.5 çay kaşığı yağ bulunduğunu söyleyen vakıf "çocuklarınızın vücutlarına ne gittiğine dikkat etmelisiniz" diyor. SABAH
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
15/5/2009 · Kategori: Saglik

Göz kuruluğu nedir, neden oluşur? Belirtileri nelerdir? Gözyaşın neden önemlidir? Neler yapmak gerekir. İşte hepsinin cevabı...
Gözyaşı, gözün sağlıklı kalmasını ve göz kırpma hareketini yaparken rahat hissetmemizi sağlar. Bazı insanlarda gözyaşı üretimi azalır veya üretilen gözyaşı kalitesinde bozulma meydana gelir. Bu durumda ortaya çıkan rahatsızlık Kuru Göz olarak bilinir.
Yaygın olmasına karşın, Kronik Göz Kuruluğu çok sayıda insanı etkileyen fakat az bilinen göz rahatsızlıkları arasındadır. Birçok kişi, göz kuruluğu semptomlarını yanlış olarak alerjilerle, iklim koşullarıyla ya da basitçe göz zorlanmasıyla açıklar. Bunların hepsi Kronik Göz Kuruluğu semptomlarını şiddetlendirebilmekle birlikte, asıl neden bunlar değildir.
Gözyaşı neden önemlidir?
İstanbul Tıp Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr Nilüfer Alpaslan gözyaşının önemini şöyle açıklamaktadır. "Gözleriniz, göz yüzeyini korumak için, kesintisiz bir gözyaşı tabakasına gereksinim duyar buna "gözyaşı filmi" denir. Kronik Göz Kuruluğunda, gözyaşı üreten bezlerin sağlıklı çalışmasında oluşan bozukluklar, ürettiğiniz gözyaşının miktarında ve niteliğinde değişikliklerin meydana gelmesiyle sonuçlanabilir. Bu durum, gözünüzün yüzeyine artık yeterli beslenme ya da korunma sağlayamayan bir gözyaşı filmiyle sonuçlanır. Bu, gözünün yüzeyinin hasar görmesine yol açabilir ve dolayısıyla, kronik Göz Kuruluğu semptomlarına neden olabilir".
Doğal gözyaşı filmi, kornea üstünde sağlıklı bir göz yüzeyi yaratmasına ve gözün tamamını kayganlaştırmasına ek olarak, infeksiyonla savaşma işlevi görür, önemli beslenme sağlar ve net görüş için hayati öneme sahiptir. Uzun süreli gözyaşı üretimi azaldığı zaman, gözün ön kısmında kalıcı hasar ve skar (yara izi) oluşumu ihtimali ortaya çıkar. Ciddi bir göz kuruluğu durumunun zaman içinde tedavi edilmediği vakalarda, infeksiyon riskinde artış ve görmede ciddi bozulma meydana gelir.
Kontak lens kullanımı "göz kuruluğu"na sebep olur…
Kontak lensler genelde gözlük kullanmak istemeyen kişiler tarafından gittikçe daha fazla tercih edilmektedir ve yavaş yavaş gözlüğün yerini almaya başlamıştır. Kısaca "lens" olarak da tabir edilen cihazlar miyop, hipermetrop ya da astigmat gibi göz kusurlarını geçici olarak düzeltir ve kozmetik amaçlı kullanıldıklarında göze, doğal renginden ayrı bir renk verirler.
Kontak lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olacağından göz kuruluğuna yol açmaktadır.
Kuru gözün belirtileri nelerdir?
" Yanma
" Batma
" Kızarıklık
" Bulanık Görme
" Görme Azlığı
Göz kuruluğu hastalığı hafif, orta ve şiddetli olmak üzere 3 evrede incelenir. Hafif seviyeli kuru gözde yanma, batma, kızarıklık, gözde ağırlık hissi, karıncalanma ve gözde yabancı cisim hissi gibi şikayetler olur. Bu şikayetler kişiden kişiye değişmekle birlikte genellikle hastanın günlük yaşantısını olumsuz yönde etkileyebilmektedir.
Göz kuruluğuna neler sebep olur?
Yoğun bilgisayar kullanımı
Gözyaşının göz yüzeyine yayılmasını sağlayan "göz kırpma" hareketinin sıklığı, yoğun bilgisayar kullanımında azalmaktadır.
Daha az göz kırpma da buharlaşmayı artıracağı için göz kuruluğuna neden olmaktadır. Sadece bilgisayar değil, TV ekranı karşısında uzun saatler geçirme yada uzun süreli okumalarda da göz kırpma sayısının azalmasına bağlı olarak göz kuruluğu oluşabilmektedir.
Klimalı ortamlar
Klima kullanımı ortamın kurumasına neden olarak gözyaşının buharlaşmasını hızlandırmakta ve göz kuruluğuna yol açmaktadır.
Kontakt lens kullanımı
Kontakt lens kullanımı gözyaşının daha hızlı buharlaşmasına neden olduğundan göz kuruluğuna yol açmaktadır.
Göz ameliyatları
Operasyonlara bağlı olarak göz yüzeyi ve gözyaşı salgı bezleri de etkilenmekte ve dolayısıyla kuru göz gelişebilmektedir.
Sigara kullanımı
Sigara dumanındaki maddeler göz yüzeyini olumsuz yönde etkilemektedir.
Romatizma
Bağışıklık sistemi ile ilişkili romatizmal hastalıklarda gözyaşı salgılayan bezler de etkilenmekte ve göz kuruluğu tetiklenmektedir.
Sistemik hastalıklar ve tedavisinde kullanılan ilaçlar Hipertansiyon, kalp hastalıkları, diyabet, alerji ve depresyon gibi çeşitli hastalıklar ve bu hastalıklarda kullanılan ilaçlar göz kuruluğunu tetikleyebilmektedir.
Göz tansiyonu
Bu rahatsızlığın tedavisinde kullanılan göz damlaları, göz kuruluğuna yol açabilmektedir.
Yaş
Gözyaşı salgısı, erkek ve kadınlarda, ilerleyen yaşla birlikte azalır.Kuru göz semptomları hormonal değişimlere bağlı olarak özellikle kadınlarda daha sık görülmektedir.
Çevresel faktörler
Nemi düşük, sıcak veya rüzgarlı ortamlar, radyasyon veya kimyasal maddelere maruz kalma, yüksek yerlerde bulunma kuru göze neden olabilir.
Menopoz
Kuru göz her yaş grubunu etkileyen bir hastalık olmakla beraber, menopoza bağlı hormonal değişimler sebebiyle genelde kadınlarda daha sık gözlenmektedir
Yaşam Kalitenizi Artırın…
Kuru göz hastalığının semptomları kişinin yaşam kalitesini etkileyebilir ve hastanın psikolojisi üzeride olumsuz etki yaratabilir. Ayrıca okuma, araç kullanımı, bilgisayar kullanımı gibi görsel dikkat gerektiren işlerde performansın azalmasına neden olarak, iş verimliliğini düşürebilir
Yaşam Şekli Değişimi ile gözyaşının korunması
Göz kuruluğu semptomları yaşayan kişilere yaşadıkları ev ve iş ortamlarındaki nemi artırmaları önerilir. Bu kişiler ayrıca yoğun sigara dumanı ortamında bulunmaktan da kaçınmalıdır.
Göz Yaşı Replasmanı
Suni gözyaşları, kuru göz hastalığının başlıca tedavi yöntemidir. Dünya çapında birçok suni gözyaşı bulunmaktadır ve aralarındaki farklılıklar içerdikleri etken maddeye ve ambalajına (çok kullanımlık şişe, tek kullanımlık ampul, vs) göre değişir. Suni gözyaşları sadece göz yüzeyini yıkayıp uzaklaşırken, kronik kuru göz hastalarında suni göz yaşı tedavisi tek başına yeterli olmamaktadır.Bu hastalarda gözyaşı üretimi ile gerekli dokularda etkisini göstererek, kişinin doğal gözyaşı yapımını arttıran ilaçlar kullanılır.
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!
7/5/2009 · Kategori: Saglik
Kolesterol, yaşam için gerekli olan mum kıvamında yağımsı bir maddedir. Kolesterol, beyin, sinirler, kalp, bağırsaklar, kaslar, karaciğer başta olmak üzere tüm vücutta yaygın olarak bulunur.
Vücut kolesterolü kullanarak hormon (kortizon, cinsiyet hormonları), D vitamini ve yağları sindiren safra asitlerini üretir. Bu işlemler için kanda çok az miktarda kolesterol bulunması yeterlidir.
Eğer kanda fazla miktarda kolesterol varsa, bu kan damarlarında birikir ve kan damarlarının sertleşmesine, daralmasına (arteriyoskleroz) yol açar. Arteriyosklerozda damar duvarında biriken tek madde kolesterol değildir; akyuvarlar, kan pıhtısı, kalsiyum... gibi maddeler de birikir. Toplumda, arteriyoskleroz için damar sertliği, damar kireçlenmesi gibi ifadeler de kullanılmaktadır.
Damarlar tüm vücutta yaygın olarak bulunur ve kalp, beyin, böbrek... gibi organlara kan taşıyarak bu organların görev yapmasını sağlar. Kolesterol, hangi organın damarında birikirse o organa ait hastalıklar ortaya çıkar. Örneğin, kalbi besleyen atardamarlarda (koroner arterler) kolesterol birikimi olursa, göğüs ağrısı, kalp krizi gibi sorunlar oluşur. Böbrek damarlarında kolesterol birikimi ise, yüksek tansiyon ve böbrek yetmezliğine yol açabilir
Kolesterol, yağımsı bir maddedir. Normal koşullarda, yağ suyun içinde çözünmez. Kolesterol de su özelliklerini taşıyan kanda normal koşullarda çözünmez. Kolesterol, kanda çözünmesi ve taşınması için karaciğerde bir protein ile birleştirilir. Bu kolesterol ile protein birleşimine lipoprotein adı verilir.
Değişik tipte lipoproteinler vardır:
·LDL (Low Density Lipoprotein, düşük yoğunluklu lipoprotein): Kötü huylu kolesteroldür.
·HDL (High Density Lipoprotein, yüksek yoğunluklu lipoprotein): İyi huylu kolesteroldür.
·VLDL, IDL ve şilomikronlar.
Yağ metabolizması bozukluğu olan hastaların yaptırdığı diğer bir kan incelemesi de trigliserid ölçümüdür. Trigliserid de kolesterol gibi kanda çözünen bir yağdır. Kan trigliserid düzeyi ile arteriyoskleroz arasındaki ilişki, kolesterol kadar belirgin değildir. .
Kalıcı Bağlantı
Yorum (yok)
Yorum yaz!